◄█►

selma Çuhacı resmi blog'una Hoşgeldiniz..!

bilgi

•Çatıdaki çiçekler / Hep bir yarın var•

1 Mart 2013 Cuma

Böyledir Aşk.....

Her yağmurun ardından,
Hep bir sonrası yok sanırsın da,
Kalıcı gibi gelir ya,o karanlık ıslaklık ,
Boğar ya cankurtaransız ruhunu!...
Sonra bir mucize hissiyle,
Dağılan bulutların ardından akan güneşe,
Yol verirsin ya ,tüm setlerini yıkarak!...
Sarılırsın ya ,sımsıkı ışığın kollarına,
Tekrar gitmesinden korkarak!....
Anlarsın işte o zaman;
Böyledir,böyle yaşanır AŞK!...
....................................''selma Çuhacı''

30 Ocak 2013 Çarşamba

Bazen o kadar yoruyor ki,,,,

Bazen o kadar yoruyor ki,,,,
her defasında hep aynı sahtelikte yaşanan bu hüzün ayinleri!....
_Yarıştırılan acılar,;en çok kim üzüldü?!
_Yarıştırılan ilişkiler,;en çok kim en yakınında,ve ona kim en yakındı?!
_Yarıştırılan anılar,;kim en çok an'ı paylaştı?!
Abarta abarta,anlata anlata;doğru yalan,zaten artık kimin umurunda???......
Ha şimdi bir de yeni moda;gülerek üzülmek!.....;
''Bak, çok acı çekiyorum ama, metanetliyim havasında;
kahkaha atarak merhumu yada merhumeyi anmak,uğurlamak!...
Yetmedi bir de üstüne göbek atmak!!!
Yüz kaslarını suni bir gerginlikle ,üzüntü ifadesine zorlarken,aynı anda içi gülen gözlerle üzülebilmek(böylece anatomik olarak imkansızı başarmak),;
hatta bir de arada kaçan kahkahaları ,son derece yapay üzgün bir sesle ,anlatılan anılara yaslamak!...
-------------Bazen o kadar yoruyor ki!....,,,,,
Acılar öncesi,acıyı önlemeye dair en ufak bir telaşımız yokken;
acıları kabarta kabarta paylaşmaktaki hünerimiz;ne büyük bir zavallılık.......
Bravo bize,bravo insanlık!!!
Çaresiz olan hastalıklar değil ;çaresiz olan insanlık!.....
Herşey olup bittikten ,giden gittikten sonra;
- giden için şarkı,şiir paylaşıp vefa şovu yapacağımıza ;
henüz kimse gitmeden ,
''bu sonu hazırlayanları,yaşam hakkımızı hiçe sayanları,gözgöre göre canımızı alanları ,bu sağlık-insanlık düşmanlarını''
''ifşa eden ,rezil eden,sorgulayan,men eden'' paylaşımlarımızla;
''bu çaresiz(!) gidişleri önlemek için savaşsak da ,;
gitmese artık değerlerimiz ,ölmese sevdiklerimiz!...
Bazen o kadar yoruyor ki,,,,,
 

...........Rahat uyu Ferdi Özbeğen;mekanın cennet ,ruhun şad olsun!!!
''selma Çuhacı''

23 Ekim 2012 Salı

Birini 'Hiçkimse'niz olarak,sevdiniz mi hiç?...

Birini 'Hiçkimse'niz  olarak,sevdiniz mi hiç?...
Sıfatlarla sıkıştırmadan, kalıplarla daraltmadan, tanımlara yaslanmadan;sevmeyi denediniz mi?
Akraba çıkma,sevgili olma,arkadaş kalma;
ama ille de adını koyma (__amca,teyze,abi,abla,dayı,yenge,dost,arkadaş,sevgili,vesairesi;
korkulu yüreklerin telaşesi___ )
;...Birini ''Hiçbirşey''iniz olarak,sevdiniz mi hiç?
Ve  ''O  Hiçbirşey''iniz ;sırf sevdiğiniz için,
''Herşey''iniz  olabildi mi?.....

''selma Çuhacı''

21 Ekim 2012 Pazar

''Sevdamsı '' birşey...

Rastlarsan birgün hani olur da;çıkarsa karşına ummmadık bir yerde yada bir zamanda; ''Sevda''nın peşine düşmek, sarılmak lazım sımsıkı, bırakıp gitmesin diye!....
Giden ''Sevda'' olur da;yerine gelen ''Sevdamsı'' birşey olur sonra!...
O yüzden ''Sevdamsı '' birşey değil de ,
''Sevda '' ise yaşanan ;
sımsıkı yapışmalı eteğine,
tutmalı yakasından,paçasından ;gitmesin diye,,,
Onu her sebeple tekmelemek yerine!...


''selma Çuhacı''

20 Ekim 2012 Cumartesi

EN SON NE ZAMAN?


En son ne zaman bir kaplumbağa okşadı yüreğiniz?
Ne zaman, Ağustos böceklerinin sesinden ,bir aşk şarkısını ilk dinleyen sizdiniz?
Ne zaman kendinizden gizlediklerinizi ,balıklara anlattınız da ,aramızda kalsın demediniz?
En son ne zaman ,hiç görmediğiniz bir yüzün ruhunda ,
rüzgarsız yelken açtınız ?,,,
Yada en sarp düşlerin yamacından ,paraşütsüz atladınız?
Pardon ama en son ,
en son ne zaman yaşadınız ???.....
 

''selma Çuhacı''

18 Ocak 2012 Çarşamba

Hatırlat Biraz,,,,,



Gençliğim elimden uçup gitmişken,
Karşıma çıkmaya geç kaldın biraz.
Aşk nedir bilene hasret kalmışken,
Unuttum sevmeyi hatırlat biraz.

Dost diye kimlere gönül vermişim,
Aşk diye nelere göğüs germişim,
Gözyaşı dökmekten bıkmış gözlerim,
Unuttum gülmeyi hatırlat biraz.

Her gelen gideni aratır derken,
Sen başkalarından farklı ol biraz.
Nasılsa sonunda gidecek derken,
Hiç terketme beni utandır biraz.

söz;selma Çuhacı
müzik;selçuk Tekay
yorum;adnan Şenses

6 Ocak 2012 Cuma

________Ayrılığa Hazırım____


 
 
 
 
Gideceksen şimdi git,ayrılığa hazırım
Neler yaşattın bana ,buna da alışırım...
Gözyaşları anlamsız,kelimeler sıradan,
Adı aşk olsa bile, bu yalandan yorgunum !...

Sana gelen yollarda,çıkmazlardan yorgunum,
Çarelere attığın ,düğümlerden yorgunum!
Sabahları olmayan gecelerden yorgunum
Adı aşk olsa bile, bu yalandan yorgunum!...

Verdiğin ümitlere, aldanmaktan yorgunum
Yaptığın hataları ,affetmekten yorgunum...
Gururumla kalbimin ,savaşından yorgunum
Adı aşk olsa bile, bu yalandan yorgunum!...

Şiir&fotograf;selma Çuhacı
Beste;Selami Şahin
Yorum;Ümit Besen

____Bilemiyorum_____




Sensiz geçen bu kaçıncı günüm ?
Sanki yıllardır ,sensiz gibiyim !..
Böylesi sevda, böylesi hasret ,
Böylesi yaşamak, inan zor gelir !..

Hıçkırsam, haykırsam anılarıma,
Suskunum gücüm yok, bu ayrılığa !..
Oysa ne duygular, esti gönlümde
Kaç yangın kül ,oldu bilemiyorum ?!

Unutmak çok zor ,inan ki seni ,
Yaşanmış yıllar ,bir tabu gibi !..
Rüyalarım bile ,sensiz geçmiyor artık
Kim haklı, kim haksız bilemiyorum?!!


Ağlasam yıllarca, anılarıma ,
Suskunum çarem yok ,günahlarıma !..
Oysa ne duygular ,esti gönlümde
Kaç yangın kül oldu, bilemiyorum?!!

şiir&fotograf;selma Çuhacı
müzik;özkan Turgay
yorum;yüksel Uzel

22 Aralık 2011 Perşembe

KÜÇÜK BİR FOTOĞRAF

Bir tebessüm,mutlu bir  bakış;bir albümde benden kalan...
Öyle gerçek ,öyle canlı ki;geçmiş değil,sanki bu an...

En sevdiğim elbisem yeni,
Ne kadar da gençmişim hani,
Bir fotograf olsaydı yaşam,
Ve dursaydı  dünyam.!...

Çok uzak  o yıllarım,sancılar içinde gözyaşlarım
İnanılmaz geçen zaman,değişir mi böyle insan?!
Bu ben miyim?Hiç sormayın!!!

Anılar canlanmayın,tuzaklar kurup da öç almayın!!!
İçimde bir eylül ağlar,geri dönmez kaybolanlar,
Çok yorgunum,sonlardayım.....

şiir;selma Çuhacı
müzik&düzenlenme;uğur Dikmen
yorum;serpil Barlas

30 Kasım 2011 Çarşamba

Hiç aklına geldi mi?









Bir midye incisini,nasıl saklar içinde
Nasıl korur dalında,bir goncayı dikeni...
Nazlı öğlen güzeli,nasıl açar güneşe
Seni böyle sevdiğim ,hiç aklına geldi mi?


Sevdanın buğusunu gördün mü gözlerimde?
Hasretimin ateşi ,yaktı mı ellerini?
Gönlümün feryadını,duydun mu hiç sesimde?
Seni ne çok sevdiğim,hiç aklına geldi mi?

Yaşadığın aşkları,benimle paylaşırken,
Şerefine diyerek,gözyaşımı içerken...
Mum gibi ateşimle ,kendimi eritirken,
Sana aşık olduğum,hiç aklına geldi mi?


şiir&fotograf;selma Çuhacı
müzik;yavuz Çuhacı
düzenleme;uğur Dikmen
yorum;serpil Barlas
1994_serpil'in dünyası

28 Kasım 2011 Pazartesi

SAHİPSİZ ÇOCUKLAR




Sokaklara atılmış,üstü çamur içinde
Yaşlar donmuş gözlerde,unutmuşlar gülmeyi...
Sokaklara atılmış,üstü çamur içinde
Yaşlar donmuş gözlerde,unutmuşlar gülmeyi...
Açlık,savaş ve yokluk,savurmuş her birini,
Kimi ekmek derdinde,kimi arar anneyi...
Engeller dağlar kadar,yüreği buruk,
Oysa daha çocuk o;küçücük bir çocuk!..

Kiminin tek bebeği,kiminin tek canıydı,
Şİmdi nerde annesi,oyuncak bebekleri?
Kimin hatası bunlar?Suçlu olanlar hani?
Ayrılık mı?Savaş mı?Yitik aşk mı nedeni?
Bir yanda masalları,bir yanda yokluk,
Oysa daha çocuk o;küçücük bir çocuk!..

Açılsın pencereler,duyulsun çığlıkları
Onlar yarınlarımız,yaşatın çocukları!...
 Bir el uzatın yeter,sarılsın yaraları
Kurtarın sokaklardan ,sahipsiz çocukları...
Bir şeker,bir oyuncak,işte budur mutluluk,
Çünkü daha çocuk o;küçücük bir çocuk!...


şiir&fotograf;selma Çuhacı
beste &düzenleme;uğur Dikmen
yorum;serpil Barlas
efkarım tarumar_albümünden

3 Haziran 2011 Cuma

Herşey serbest bu gece



Nasıl özledim anlatamam...
Nasıl yorgunum vedalardan...
Bu kadar acıyı ,ben hiç haketmedim
İnan çok şey değil istediğim...

Korkma sevdamı yaşamaktan,
Vazgeç kendinle savaşmaktan,
Hiç birşey engel değil, istersen eğer,
Bana seninle tek bir gece yeter...

Var mısın gel  bu gece,
Sev beni ,sev gönlünce,
Kır artık zincirleri haydi,
Herşey serbest bu gece...!!

Öyle çok sev beni,
Sarhoş et sevginle,
Herşey serbest bu gece...!!

Susma bu aşkı paylaşalım,
Senle saatlerı durduralım,
Bu kadar acıyı ,ben hiç haketmedim,
İnan çok şey değil istediğim...

Bırak kendini bırak kollarıma,
Bırak kendini unut gitsin dünya,
Hiç birşey engel değil, istersen eğer,
Bana seninle tek bir gece yeter...
                     
                            

söz;selma Çuhacı
beste;erol Evgin
düzenleme;firuz İsmailov
''gözbebeğim sen çok yaşa '' albümünden

2 Haziran 2011 Perşembe

''Acemi veda''



Ne zamandır gözlerin yağmadı içime,
Döküldüm güz gibi ,yandım kül oldum...
Resimlerini bile , aldın gittin ya benden,
Sensizliğin böylesini ,beklemiyordum...

Miyadı dolmuş bir sevda;hala sakladığım,,
Hala seni yazıyor ,geveze parmaklarım...
Gözlerimde donmuş düşler ;aktı akacak ,
Ah bu benim fırsatçı ,arsız gözyaşlarım......

Oysa geçer sanmıştım;
Kalbi kanatıp ,acıyı akıtırsam eğer...
Beni benden almış da ,
Seni unutmuş yürekte;
Ne acemi  vedaymış meğer......

(şiir&fotogaraf;selma Çuhacı
müzik;murat Evgin
yorum;erol Evgin
düzenleme;murat Evgin)
_(gözbebeğim,sen çok yaşa albümünden)____________

Beni bırak....



Sevdim ,canım kadar sevdim...
Sevgim asla yalan değil.
Bir inkâr ,bir gurur yıktı her şeyi,
Ah bu ayrılık kader değil...!

Bırak beni bırak ya da benden hiç ayrılma...
Unut beni unut ya da her an beni hatırla...

Sensiz sen olmadan sensiz,
Düşler sen olmadan öksüz...
Çözüldüm kendimden öyle koptum ki,
İnan bildiğin gibi değil...!

Gelsen ne fark eder,
Bir an senle sonra kim bilir.
O denli dönülmez  bir yerdeyim....

şiir&fotograf;selma Çuhacı
müzik;murat Evgin
yorum;erol Evgin
düzenleme;firuz İsmailov_gözbebeğim sen çok yaşa_albümünden

7 Ekim 2010 Perşembe

BİR ÇOCUK DEĞİL O,,,,,

BİR ÖYKÜ,BİR YAŞAM,
HEP AYNI BAŞLAYAN!
KOCAMAN BİR YÜREK VE KÜÇÜK BİR ADAM...
TANIŞMIŞ HAYATLA ,KENDİNİ BULMADAN,
BİR ÇOCUK DEĞİL O;

ADAM GİBİ ADAM...

NE GÜLER NE AĞLAR,

HER BAKIŞ BİR İSYAN,
ZAMANSIZ SÜRÜLMÜŞ,KENDİ MASALINDAN.
BİR İNER BİR ÇIKAR,ZORLU YOKUŞLARDAN.
BİR ÇOCUK DEĞİL O;

ADAM GİBİ ADAM...

ZAMANI YOK,DÜŞLER İÇİN;

SAVAŞINDA BİR EKMEĞİN.
İSTEMEZ Mİ,NAZLANMAYI;

KUCAĞINDA ANNESİNİN...
GECESİ YOK,GÜNDÜZÜ YOK,

FARKINDA MI MEVSİMLERİN???
SOKAKLARDA DÖNER DÜNYA,SANCISIYLA YİTENLERİN....
SICAK BİR EV,BİR EL ARAR,

UZAĞINDA SEVGİLERİN,
YİNE DE BİR UMUDU VAR!

HABERİ YOK,HİÇKİMSENİN....

BİR ÖYKÜ,BİR YAŞAM,HEP AYNI BAŞLAYAN!
BİR ÇOCUK DEĞİL O;

ADAM GİBİ ADAM...

hep bir yarın var_sayfa:60
şiir&fotograf
selma Çuhacı

24 Eylül 2010 Cuma

hatıralar'ım,,,,,





Hatıralar
;korunası,saklanası ve hep güzelliklerle anılası hatırlar....
Kimi siyah -beyaz,kimi rengarenk,kimi solmuş,kimi sanki daha ''an olmuş'',kimi de tamamen unutulmuş...

O hatırlarda benim babam var en başta;
şu anda hayatta olmayan ve artık sadece hatıralarına sarılabildiğim birtanecik babam ...

Anneannem var;
hayatın tüm gizlerini ve güzelliklerini ,inançlı bir ruhun zenginliğini ;bilge beyninin klavuzluğunda çözdüğüm biricik anneannem..

Benim canım dedem var;
çiftçiliği bir sanata dönüştüren ;bir çiftçi kimliği ile bir salon adamını aynı ruh ve bedende barış ve uyum içinde taşıyabilen;
demokrasiyi ve cumhuriyet çocuğu olmanın gerek ve sorumluluklarını bana bir öykü tadında;
uzun kış geceleri boyunca yorulmadan anlatan ve anlamamı sağlayan dedem..

Yüzünü siyah beyaz ve çok bayat bir fimlde izler gibi ;
hayal meyal hatırladığım,hiç konuşup dertleşemediğim babaannem var...
Sadece anlatılanlarla hatırladığım ;ama yine de hatırladığım babaannem...

Babamdan alamadığım her harçlıkta;bana koşulsuz kredi açan ve küçücük yaşta para kazanmanın asaletini ve adabını bir rol model olarak bana öğreten adam;baba dedem...
Yugoslavya'da gençliğine dair tüm anıları ardına bakmadan bırakıp;
Türkiye'ye gelmiş ve hayata sıfırdan başalayıp;onurunu;sabrını;ticaret ahlakını sermaye görmüş;
herşeyden her an vazgeçebilecek kadar bağımsız bir ruha sahip olsa da ;
bir tek onuruna bağımlı yaşamış bir koca yürek;benim dedem..

Onlar benim çocukluğumu saklıyorlar yüzlerinde;
yüzlerini unutursam;kendimi hatırlamam çok zor!!!
O yüzden hep canlı tutuyorum hatırlarımı ve çok iyi saklıyorum;
çalınmasın,kırılmasın,yağmalanmasın diye;
hatıralarımı gündeliğe çıkarmıyorum.......
Sadece özel günlerde takıyorum yüreğime;
o da eş dost akraba içinde...:))



deneme
selma Çuhacı

KAHROLSUN,,,,,



NE SENİ UNUTABİLDİM...
NE DE SENDEN KALANLARI...
HANİ BİR ÇAREYDİ ZAMAN,
HANİ YA UNUTMAK VARDI.....

YÜREĞİMİ HANÇERLİYOR,
HER SOLUKTA BİR HATIRAN..
HAYALİN BİLE GİRMİYOR;
KIRILASI KAPILARDAN.....

KAHROLSUN,
VARAMADIĞIM UZAKLAR...
KAHROLSUN,
GERİ DÖNÜLMEZ ZAMANLAR...
YIKILSIN AYRILIK DENEN BU DUVAR,
YETMEZ Mİ SENSİZLİK;
NEREYE KADAR??

ÇÖZÜLMEZ BİR OYUN YAŞAM,
DÜŞLE GERÇEK ARASINDA..
KAÇINCI VEDA YAŞANAN,
SAVUNMASIZ AKŞAMLARDA...

HASRETİN SON DURAĞINDA,
TÜKENMİŞİM BEKLEMEKTEN...
ATAMADIM BU SEVDAYI,
YAKILASI YÜREĞİMDEN.....


şiir&fotograf
selma Çuhacı
müzik
melih Kibar

23 Eylül 2010 Perşembe

ÇİVİT MAVİ,,,,


Dipsiz ;çivit mavi bir ruhun var senin;...!
derinlerinde gün değmemiş duygular,

,,,sular altında ,

çok eski çağlara dair
keşfedilmeyi bekleyen 
bir saklı şehir misali ,,,,;

Kirletilememiş umutların var senin;
kıyılardan ve yaşam atıklarından korunmuş;
kurtarılmış umutlar ...

Bir istiridye kabuğunda gün ışığını bekleyen ;
İnci tanesi düşlerin ;
su yeşili gülüşlerin var.......

Yürek boyu
dalgaların var senin;..!
Baş döndüren hayallerin....

Yelkensiz,dümensiz sevdalar için;
Pusulasız,haritasız;
gidilesi bir yüreğin....
Sadece sen olduğun için...

Çivit mavi bir sevdan var senin;...!
çok derin...
SEVDA olduğu için
 

şiir&fotograf
selma çuhacı

22 Eylül 2010 Çarşamba

bir sen vakti,,,,


 



Bir imbat tutsaklığında;
rüzgarlı bir yaşamak;
bir sen vakti.....
Serseri bir yelkenliydim oysa;
limansız yolculuklarda
kaç söngün  fener savruldum
kaç sevda öncesi....
Bir deniz yıldızıydım sonra;
yaşamdan atılmış
bir nefes  maviye mecbur
bekledim durdum yüreğini...
Bir kanat açımı;bir martı beyazı
bir dalga çığlığındayım,
bir ufuk yangınıyım şimdi;
havada sessiz bir umut kokusu
gözlerimde ıslak bir ışık
bir tutunmak ki kendime;
doğmak gibi....gerçek gibi..
bir sen vakti.....


şiir&fotograf
selma çuhacı

YÜRÜYEN HEYKELLER,,,,,

     
       



Yer, Bağdat Caddesi...Vakit ,günün en uyanık,en canlı saati...
Birçok iş yerinde mesai çoktan başlamış.Trafik kilitlenmiş;araçlar adım adım ilerliyor!Bir elinde direksiyon,bir elinde telefon,ağzında sigara;öfke soluyan sürücüler,tam bir trafik savaşcısı kimliğine bürünmüş,klaksonlarıyla savaş çığlıkları atıyorlar.Çok olağan ihlallerle,kanıksanmış bir anarşi yaşanıyor...
          Bu anarşinin dışında kalmak ve gideceğim yere adımlarımla daha çabuk varabilirim düşüncesiyle;yaya olmayı ve kaldırımda seyretmeyi tercih ediyorum.en büyük amacım,gideceğim yere biran önce ve tek parça ulaşabilmek!!!
          Kaldırımda akan yaya seli,korkutucu ve aşılmaz görünüyor gözüme...
Bir yandan kaldırımı dörtlü,beşli guruplar halinde işgal etmiş yaya duvarları;
bir yandan birkaç yüz metrelik zincirleriyle özgürlüğü bağışlanmış şımarık ev
köpeklerinin tacizleri;bir yandan kaldırımlara park etmiş araç aralıklarından süzülerek geçebilme gayretleri;bir yandan patenleriyle üzerime gelen çocuklardan korunma hamleleri ve daha neler neler....Bu arada açık bırakılmış çukurlardan atlama cambazlığını ve telefon konuşmasının hararetine kapılarak üzerime gelen ve bana çarptığı için özür dilemek zorunda kaldığım vatandaşlarımızı da unutmamak gerek!?
          Biz ne kadar zengin(!) bir toplumuz diye düşünüyorum...Çoğunluğunu genç ve orta yaşın oluşturduğu bir toplum kesiti;mesainin en yoğun saatlerinde sokaklarda,cafelerde telaşsız,kaygısız  zaman öldürüyor!İş gücü ve üretim potansiyeli kızağa çekilmiş,yüzsüz bir rehavet yaşanıyor...Bir tüketim çılgınlığı içinde  nice insan,mağazaları doldurup doldurup boşaltıyor.
          Ve kaldırımların değişmez müdavimleri,tuhaf bir gençlik!Üzerlerindeki okul formalarına tezat  bir davranış modeliyle;yaka bağır açık,saçlar dağıtılmış,    ağızlarında sigara(daha iyimser olarak ciklet)sadece gülen,mat bakan,pervasız bir cafe-bar gençliği....Mekanik,robot bir gençlik!!!
          Ve ekmek parasını burada;bu amaçsız kalabalıkta arayan,çoğunluğunu küçük çocukların oluşturduğu,yeni keşfedilmiş bir sektör;kaldırım sektörü...     
Çiçek,ciklet,mendil satarak,ayakkabı boyayarak ,yaşam duvarını delmeye çalışan insanlar...Kimi peşimizden koşarak,kimi önümüze çıkarak;kimi diliyle,kimi elleriyle,kimi sadece gözleriyle sattığı malı pazarlamaya çalışan insanlar.Ama çalışan insanlar!!!Onların israf edecek ne fazladan zamanları,ne de paraları var.Harcayabildikleri tek şey gururları!Bir yaşam ve bir lokma ekmek uğruna!....
          Bu tezatlar selini yararak ilerlemeye çalışıyorum.....Bu aceleci tavrım ters gelmiş olmalı ki insanlara,''birşeyden mi kaçıyor?''der gibi tuhaf bakışlarını hissediyorum üzerimde!Çünkü bu kalabalığın adımlarında;nereye olursa rahatlığı ve yavaşlığı var...Acele edenler,sadece kuaförden yada pastaneden çıkıp,arabasına koşarak binen,genellikle de kadın sürücüler!!!Tabii,koşarak kazandıkları zamanı;görüyorlar mı diye etrafı inceleme süresinde yada kuafördeki bekleme zamanlarındaki dedikodu mesaisiyle kaybettiklerini hesaba katmazsak şayet!!!
          Birden bu yaşam uğultusunun içinden,inanılmaz güzel bir müzik sesi sıyrılıyor!!!İçli bir keman,hüzünlü bir ud ve yanık bir kadın sesi;''Nasıl geçti habersiz,o güzelim yıllarım?!!''Önce anlamıyorum ne olduğunu.Herhalde geçmişteki insan manzaralarına duyduğum özlemle,''hallusinasyon bu,diyorum''...Ama hayır,gerçek!!!
          Kaldırımda duvar dibine oturmuş,ellerinde enstrumanları;biraz yaşlıca,gözlerinin görmediği hemen anlaşılan,üç insan!!!Önlerinde bir kutu;kutunun içinde buruşturulup atılmış birkaç lira...Öyle mağrur bir tavırları var ki;sanki kendileri için şarkı söylüyorlar...Hayır!Söylemiyorlar;bu şarkıyla 'habersiz geçip giden güzelim yıllara 'ah edip,o yılları yaşıyorlar yeniden.Hiç kimseye müdanna etmeden,dilenmeden,sanatlarının bedelini talep ediyorlar.
          Ve ruhu bedeninden ayrılmış;bakan ama görmeyen,işiten ama duymayan bu yürüyen heykeller;sadaka niyetine yada vicdan temizleme bahanesiyle,  zaten savurmaya hazır oldukları paralarından birkaç lira lütfediyorlar bu insanlara!;Belki de ,sadece  bu insanlar kör olduğu için...
          Sebep buysa diyorum kendi kendime;asıl size verilmeli bu sadaka!Çünkü,bu insanların sadece gözleri görmüyor...Ama sizin,ruhunuz,gönlünüz kör.İşte esas acınacak özürlülük bu!!!
          Öylesine güzel bir müzik ziyafetiyle doyuruyorum ki ruhumu,teşekkür olarak biraz para bırakıyorum kutuya.Ve hemen bir taksiye binip uzaklaşıyorum
bu yaşayan ölülerin arasından.Çünkü ,bir adım öteye tahammülüm yok!!!


                                                                             

çatıdaki çiçekler_sayfa:63
deneme&fotograf
selma Çuhacı